
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel enerji dengelerini kökten sarsıyor. İran ile yaşanan gerginlik ve dünyanın en kritik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, petrol fiyatlarını yukarı yönlü tetiklerken; enerji piyasalarında İran depremi yaratan bu durumdan en karlı çıkan aktör Rusya oldu.
Moskova’nın Enerji Gelirleri İkiye Katlandı
ABD Başkanı Donald Trump’ın hamleleri sonrası İran’ın stratejik bir koz olarak Hürmüz Boğazı kartını oynaması, küresel piyasalarda arz güvenliği endişesini zirveye taşıdı. The Telegraph tarafından paylaşılan verilere göre, Batı’nın İran’a odaklanması Rus petrolüne olan talebi eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye çıkardı.
Güncel projeksiyonlar, Kremlin’in petrol ve doğalgazdan elde ettiği aylık kazancın 12 milyar dolardan 24 milyar dolara yükseleceğini gösteriyor. Rusya’nın bu süreçteki günlük enerji kazancının ise en az 760 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.Savaş Öncesi Tahminler Altüst OlduAnalistler, Orta Doğu’daki sıcak çatışma süreci kısa sürede sona erse bile, Rusya’nın enerji piyasasındaki hakimiyetinin süreceğini öngörüyor.

Yıllık Gelir Beklentisi: 218,5 Milyar Dolar
Artış Oranı: Savaş öncesi tahminlerin %63 üzerinde. Bu tablo, yaptırımlara rağmen Rus ekonomisinin enerji ihracatı sayesinde beklenmedik bir direnç kazandığını kanıtlıyor.
Ukrayna İçin Tehlike Çanları: Yardımlar Orta Doğu’ya Kayıyor
Orta Doğu’da açılan bu yeni cephe, sadece enerji fiyatlarını değil, küresel askeri stratejileri de değiştiriyor. ABD basınında yer alan iddialara göre, Pentagon ciddi bir yol ayrımında.

Askeri Yardımlarda Rota Değişikliği
Washington Post’a konuşan kaynaklar, ABD Savunma Bakanlığı’nın Ukrayna’ya ayrılan askeri kaynakları Orta Doğu’ya kaydırmayı tartıştığını sızdırdı. Bu kapsamda, özellikle geçen yıl başlatılan NATO programı dahilinde üretilen ve Ukrayna’ya teslim edilmesi planlanan hava savunma füze sistemlerinin, bölgedeki Amerikan varlığını korumak adına Orta Doğu’ya yönlendirilmesi gündemde.
“Kritik Mühimmat Tükeniyor”
ABD kamuoyunda bu durum, Washington’ın iki cepheli bir lojistik yükü taşıyamayacağı şeklinde yorumlanıyor. Bir ayı aşkın süredir devam eden çatışmaların Amerikan ordusunun “kritik mühimmat stoklarını” tüketmeye başladığı belirtilirken, Ukrayna’nın savunma hattında oluşacak olası mühimmat boşluğunun savaşın seyrini nasıl etkileyeceği merak konusu…












